Sadece isminle değil, tüm varlığınla gönlümü süsledin...
Hayatıma kattığın o eşsiz huzur için teşekkür ederim.
Sevgili Dilaram... Unutamadığım çocukluğum, en güzel geleceğim...
Bu satırları sana çok uzaklardan, gönlüm senin hasretinle kavrulurken yazıyorum ve inan her kelimesinde boğazım düğümleniyor. 15 yaşında beraber hayaller kurduğum o küçük kız, şimdi o hayallerinden birini gerçekleştiriyor. Senin ne kadar harika bir öğretmen olacağını adım gibi biliyorum. Nereden mi biliyorum? Çünkü sen benim ilk öğretmenimdin. Hayatımın en kırılma noktasında ellerimden tutup bana aşkı, o en güzel duyguları öğreten sendin.
Bütün bunları yazarken gözlerimin dolduğunu, seninle olan tüm o anılarımızın gözümün önünden bir film şeridi gibi akıp gittiğini bilmeni isterim. Benim dünyalar tatlısı sevgilim... Şimdi sırada o kurduğumuz diğer hayalleri, "bizim" hayallerimizi gerçekleştirme zamanı. Biliyorum, seninle yan yana olduğumuz sürece her şeyin üstesinden geliriz. Şartlar ne kadar zor, durumlar ne kadar imkansız görünürse görünsün; biz hala o aynı "biz"iz. Seninleyken bütün dünyayla savaşacak kadar yenilmez hissediyorum kendimi. Sen yanımda yokken de, sırf senin yanına gelebilmek için o koca dünyayı karşıma almaya hazırım.
Benim duygusal sevgilim... Ömrüm, ömrüne sadece mutluluk getirsin. Ayrı kaldığımız, beraber geçiremediğimiz o yılların acısını, bir ömür boyu yan yana nefes alarak çıkaralım. O gün heyecandan karşımda yiyemediğin o trileçe var ya... Onun acısını da kendi kurduğumuz o sıcak yuvamızda, kendi ellerimizle yapıp beraber yiyerek çıkaralım. Şu an yanımızda olmasını çok istediğimiz ama maalesef aramızda olmayan, bizi yukarılardan bir yerden gururla izleyen ailemiz için bir ömür boyu mutlu olalım. Şu çivisi çıkmış, ilişkilerin yalan dolan olduğu dünyaya inat; sadakat ne demek, ne zorluk çıkarsa çıksın elleri bırakmamak, gerçek aşk nasıl yaşanır herkese gösterelim.
Seni ilk gördüğüm an elim ayağım birbirine dolanmıştı, yemin ederim o kalp çarpıntısını şu satırları yazarken bile aynı şiddette hissediyorum. Ben aslında seni daha görmeden, sadece o güzel ruhunu bilerek aşık olmuştum sana Dilaram. Öylesine sahiplenici, öylesine içten, duygusal bir yapın vardı ki; kendi kendime "Tamam" demiştim, "Benim ruh eşim bu." Saatlerce telefonda konuştuğumuz, seninle mesajlaşırken ekrana bakıp ağladığım o günleri hiç unutmadım, ömrümce de unutmayacağım. Seni kanlı canlı karşımda gördüğüm o ilk gün ise... O badem gözlerinle bana bir bakışın vardı, sanki koca bir denizin içine çekilip orada seve seve kaybolmuşum gibi hissetmiştim.
Benim bu hayatta yediğim en güzel tatlı hep sütlaç oldu. Gezmekten en çok keyif aldığım, en sevdiğim müze hep Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi'ydi. Üstümden çıkarmak istemediğim en sevdiğim eşyam, senin bana aldığın o yeşil sweatti. Ve benim bu dünyada içime çektiğim en güzel koku, hep senin kokun oldu. Bu yıllarca hiç değişmedi, bir ömür de böyle kalmaya devam edecek.
Heyecandan konudan konuya atladığımın, lafı oradan oraya savurduğumun farkındayım sevgilim, kusuruma bakma. Bir hayalinin daha sonuna, asıl hayatının ise en güzel başlangıcına geldik. Mezun oluyorsun... Artık o güzel isminin önüne "Öğretmen" sıfatı geliyor ve bu sıfat dünyada en çok sana yakışıyor. Rabbim kurduğumuz diğer tüm hayalleri de aynı böyle omuz omuza, kolaylıkla gerçekleştirmemizi nasip etsin inşallah.
Sınıfına girip öğrencilerinle buluşacaksın ama şunu hayatın boyunca sakın unutma: Sen ilk öğretmenliğini bana yaptın. Bana aşkı öğrettin, koşulsuz ve hesapsız sevmeyi öğrettin. Bana bu koca dünyada yalnız olmadığımı, kalbi benimki gibi atan birinin daha olduğunu sen öğrettin.
Mezuniyetin kutlu olsun çocukluk aşkım. Seni çok seviyorum.